Festivalin ana unsurları; katılımcı topluluklar, yapıldığı mekânlar ve işlediği temadır. Bu unsurların bazen biri bazen daha çoğu festivalin en dikkat çekici unsuru olabilir. Cannes şehrinin küçük bir sahil kasabasından Cannes Film Festivali ile turizmin cazibe merkezi haline dönüşmesi; festivalin yapıldığı mekânın ana unsur olmasa da aldığı etkinin en açık örneğidir. Aynı zamanda topluluklar için ise festivaller aynı bakış açısına ve aynı meraklara sahip insanları bir araya getiren kolektif kimlik oluşturabilen etkinliklerdir. Yalnızlık ve dışlanmışlık hisseden farklı bireylerin kolektif kimlik oluşturabilme gücünü yaşadığı ve her yıl oraya gitmek için çaba harcadıkları Amsterdam Pride Festivali de festival temasının gücünün iyi bir örneğidir.
Bu örneklerden yola çıkarak mimarlık festivallerinin de kentin kamusal alanlarının şeklini değiştirmesi, göz önüne çıkarması hatta şehrin mimari kimliğini etkileyecek boyuta taşıması beklenmektedir. Bununla birlikte kentlinin mimarlık kültürünü fark ederek yaşadığı mimari ortamın nasıl olduğu ve nasıl olabileceği hakkında bilinç oluşturmasına da katkı sunması beklenmektedir.
Kamunun kurumlarıyla birlikte desteklediği festivallerde sadece o festival için düşünülerek tasarlanmış kalıcı veya geçici yapılar yapılarak festivalin sürekliliği sağlanmış olur. Bu nedenle festival mekânları önemlidir ve yapıldığı mekânlardan ayrı düşünülemez. Kayseri Mimarlar Odası da 2022, 2023 ve 2024 yıllarında yapmış olduğu mimarlık festivallerinde temaları farklı mekânları farklı seçerek arayış içerisinde olduğunu ama süreklilik sağlamaya çalıştığını göstermiştir. Bu sürekliliği sağlamak adına gerçekleştirilen geçmiş festivallerin analizi önemlidir.
Kayseri Mimarlık Festivali, her yıl mimarlığın kentliyle ilişkisinin güçlendirilmesi ve mimarlık camiasının bir araya gelerek etkileşimde bulunması için kamuya açık söyleşileri, çocuk atölyelerini, film gösterimlerini ve yürüyüş rotalarını içeren bir dizi etkinlikten oluşmaktadır. Festivallerin konusu küratörler ve Kayseri Mimarlar Odası tarafından belirlenerek programları oluşturulmaktadır. Festival zamanı ise mimarlık haftası olarak bilinen ekim ayının ilk haftasıdır.
I.Kayseri Mimarlık Festivali 3-8 Ekim 2022 tarihinde Erciyes Kültür Merkezinde yapılmıştır. Teması “Güncel Koşulların Mimarlığı” olmuştur. Katılımcı sayısı: 356. II.Kayseri Mimarlık Festivali 5-7 Ekim 2023 tarihinde Gevher Nesibe Darüşşifasında yapılmıştır. Teması “Yeni Hayat” olmuştur. Katılımcı sayısı: 626. III.Kayseri Mimarlık Festivali 3-5 Ekim 2024 tarihinde AGÜ Sümer Kampüsü Bakım ve Onarım Atölyesinde yapılmıştır. Teması “Yeniden Anlatılan Hikâyeler” olmuştur. Katılımcı sayısı: 767.
Festivallerin mekân seçimlerine baktığımız zaman ise: Birinci festivalde kapalı ve üniversite yanında bir kültür merkezi seçilerek düzenli ve programlı bilgi paylaşımlarının olacağı ve mimarlık eğitimi camiasının katılımı öngörülmüştür. İkinci festivalde kentin merkezinde tarihi bir yapı seçilerek kentlinin kolay ulaşabilmesi ile katılımcı sayısının artacağı ve hem mekânın hem de festivalin etkileyici olacağı öngörülmüştür. Üçüncü festivalde ise tema ile uyumlu, mimarlık fakültesi yanında bulunan ve az bilinen tarihi bir yapı seçilerek mimarlık eğitimi camiasının katılımının çoğunlukta olacağı ve kentli için şaşırtıcı olan mekânın fark yaratması öngörülmüştür.
Erciyes Kültür Merkezi:
50.000 m2 arazi üzerine 45 adet otel odası, 3 adet kafeterya, mutfak, yemekhane, 130 kişilik 3 adet seminer salonu, 2 adet çok amaçlı salon, 1 adet 1700 kişilik büyük konferans salonu, 1 adet 350 kişilik konferans salonu, 1 adet 250 kişilik konferans salonu, bay-bayan sauna ve hamam, fitness salonundan oluşan kompleks bir yapıdır. I. Kayseri Mimarlık Festivalinin yapıldığı bu mekân kentin ilk üniversitesi ve mimarlık fakültesine yürüme mesafesindedir. Kentli ise tramvay, otobüs veya şahsi araçlarıyla ulaşabilmektedir.
Festivalin programı toplam beş gün boyunca devam etmiş, beş günün iki günü süren söyleşiler kompleksin içinde bulunan 350 kişilik salonda gerçekleştirilmiştir. Festivalin programı toplam beş gün boyunca devam etmiş, beş günün iki günü süren söyleşiler kompleksin içinde bulunan 350 kişilik salonda gerçekleştirilmiştir. Festival programı içinde gerçekleştirilen atölyeler, kent yürüyüş rotası ve söyleşi katılımcıları ile festivale yaklaşık 800 kişi katılım sağlamıştır.
Gevher Nesibe Darüşşifası:
13.yüzyıla ait bir Anadolu Selçuklu eseri olan ve bugün “Çifte Medrese” olarak bilinen Gevher Nesibe yapısı, Kayseri kent merkezinde, Mimar Sinan Parkı içerisinde yer almakta ve Selçuklu Uygarlığı ile Tıp Tarihi Müzesi olarak işlevini sürdürmektedir. Festivalin üç gün süren programı boyunca, sabah oturumları dışında kalan tüm etkinlikler, Darüşşifa bölümünde yer alan 480 m²’lik açık avlu ile 120 m²’lik eyvanda gerçekleştirilmiştir. Sekiz yüz yıl önce insanların şifa arayışıyla geldiği bu yapı, günümüzde geçmişi öğrenme ve anlamlandırma amacıyla ziyaret edilen bir müzeye dönüşmüş; böylece bir anlamda “yeni hayatına” başlamıştır.
İkinci festival kapsamında, Festival Komisyonu ve küratör Kerem Piker öncülüğünde, “Yeni Hayat” teması doğrultusunda Gevher Nesibe Darüşşifasının festival mekânı olarak kullanılması için özel bir proje hazırlandı. Bu projeyle, yapının tarihi bağlamı ve yeniden işlevlendirilmesi vurgulanarak darüşşifa, geçici olarak farklı bir kullanım senaryosuna dönüştürüldü. Ayrıca yapı içerisinde açılan Ulusal Mimarlık Sergisi, Türkiye’nin farklı bölgelerinden seçilen projeler aracılığıyla geçmiş ve günümüz mimarlık yaklaşımlarını bir araya getirerek zengin bir anlatı sundu.
Festival temasıyla mekân arasında kurulan bu güçlü bağ, özellikle 6 Şubat depremleri sonrası “yeni bir yaşam” umuduyla bir araya gelen katılımcılar için mekân ve içerik uyumu açısından etkileyici ve anlamlı bir deneyim yaratmıştır. Toplamda 3 gün süren festivalde atölye söyleşi ve yürüyüş rotası gerçekleştirilmiş olup katılımcı sayısı yaklaşık 1500 kişiye ulaşmıştır.
AGÜ Sümer Kampüsü Bakım ve Onarım Atölyesi:
Türk-Sovyet işbirliği ile 1935 yılında Cumhuriyetin sanayi atılımı olarak açılan Sümerbank Bez Fabrikası günümüzde üniversite kampüsü olarak işlevini sürdürmektedir. Festivalin gerçekleştirildiği Bakım ve Onarım Atölyesi kampüs içerisinde bulunan henüz restorasyonu yapılmamış kullanıma kapalı bir mekândır. Festivalin “yeniden anlatılan hikâyeler” teması için seçilen alan yeniden kullanıma açılan kampüsle uyumlu bir seçim olmuştur.
Festival Komisyonu ve küratör Sevince Bayrak, "yeniden anlatılan hikâyeler" teması doğrultusunda Sümerbank Bez Fabrikası’nın restore edilmemiş Bakım ve Onarım Atölyesi’nde festival süreci için proje hazırlamıştır. Bu projeyle, fabrikanın tarihi bağlamı ve kampüsün yeniden kullanımı vurgulanarak mekân, geçici olarak farklı bir işleve dönüştürülmüştür. Ayrıca, yapının içinde açılan ulusal mimarlık sergisi, Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden seçilen önemli projelerle geçmişin ve günümüzün mimarlık anlayışını bir araya getirmektedir. Mimarlık eğitim camiasının yanında olan konumu katılımın genç nüfusunu arttırmıştır. Yaklaşık 1200 kişinin katılımı ile gerçekleştirilen üçüncü festival üniversite kampüsünde yapılmasının da katkısı ile mimarlık öğrencileri başta olmak üzere farklı bölümlerde okuyan öğrencilerin de ilgisini çekmiştir.
Festivaller hiç şüphesiz aynı anda kullanılacak çok sayıda mekân seçimi, hatta zaman zaman kentin sosyo-ekonomik yapısına bağlı olarak tekil dokunuşlarla da geçici mekân tasarımları veya kalıcı mekânlar ile de bir kenti veya kentsel parçayı dönüştürüp değiştirebilir. Bunu en iyi gerçekleştirecek festivalde adında mimarlık olan festivaldir. Dünyada gelenekselleşmiş, ses getiren, her sene yapılması heyecanla beklenen mimarlık festivalleri vardır. Ülkemizde ise uzun yıllardan beridir yapılan geleneksel hale gelmiş bir mimarlık festivalinden söz edemiyoruz. Giderek artan katılımcı sayısı Kayseri Mimarlık Festivallerinin geleneksel hale geldiğini, mimarlık mesleği ve ilgilileri açısından kabul edildiğini göstermektedir. Bu açılım katlayarak sürdürülmeye devam edilirse konumu, tarihi mimari birikimi, üç mimarlık fakültesini barındırması gibi nedenlerle şehrimizin geleneksel festivali olması sağlanabilir.